Bazen hayatın en büyük başarısızlık gibi görünen anları, aslında en büyük başarınızın başlangıç noktasıdır. 2010 yılında Brandon Stanton, Chicago‘da bir finans çalışanıydı. Ekonomik krizin ortasında, işini kaybetti.
Bu, pek çok insan için bir ‘son’ gibi görünebilirdi. Ancak Brandon için bu, bir ‘başlangıç’ oldu.
Tutkunun Peşindeki O ‘İlk Adım’
Stanton, her zaman fotoğrafçılığa ilgi duymuştu. İşsiz kalmanın verdiği o “artık kaybedecek neyim var ki?” hissiyle, riskli bir karar aldı. Kamerasını yanına alıp New York‘a taşındı.
Aklında net bir hedef yoktu; sadece basit bir fikir vardı: New York sokaklarında 10.000 insanın portresini çekmek ve bunları bir harita üzerinde toplamak.
‘Humans of New York’ (HONY) adını verdiği projesine başladığında, parası yoktu ve kimse onu tanımıyordu. Sokakta yabancılara yaklaşıp onların fotoğrafını çekmek için izin istemek zorundaydı. Çoğu zaman reddedildi.
Fotoğraftan Hikayeye Geçiş
Proje ilerledikçe Brandon bir şeyi fark etti: İnsanların fotoğraflarından çok daha fazlası vardı. Onlara basit sorular sormaya başladı: “En çok neyden korkuyorsunuz?”, “En mutlu anınız neydi?”, “Bana bir sırrınızı verir misiniz?”
Aldığı cevaplar o kadar dürüst, ham ve dokunaklıydı ki, fotoğrafların yanına bu kısa hikayeleri de eklemeye başladı.
Brandon artık sadece portre çekmiyordu; o, insanların ruhlarının fotoğrafını çekiyordu. Birbirinden habersiz milyonlarca insanın yaşadığı o kalabalık şehirde, görünmez bir bağ kuruyordu.
Bir Blogdan Doğan Küresel Hareket
HONY, önce Facebook‘ta, sonra tüm dünyada bir fenomene dönüştü. Çünkü insanlar, New York‘taki o yabancıların hikayelerinde kendilerini gördüler. Aşk, kayıp, pişmanlık, umut… Hepimizin ortak duygularını paylaşıyorlardı.
Brandon Stanton, işini kaybettiği o günü, gerçek tutkusunu bulduğu güne dönüştürdü. Ama hikayesi burada bitmedi.
HONY platformunu, hikayesini paylaştığı insanlara yardım etmek için kullandı. Zor durumdaki bir öğrenci için üniversite bursu topladı, bir ailenin ev borcunu kapattı ve farklı konularda ihtiyacı olanlar için milyonlarca dolar bağış topladı.
Vora’dan Çıkarım
Brandon Stanton‘ın hikayesi, bir krizin nasıl bir fırsata dönüştüğünün en güzel kanıtıdır. Finans dünyasındaki o ‘başarısızlık’, onun gerçekte kim olduğunu ve dünyaya ne katabileceğini bulması için atması gereken bir adımdı.
Bazen hayat planlarınızı alt üst ettiğinde, aslında sizi olmanız gereken yere doğru itiyordur. Tutkunuzu bulmak için o ilk, korkutucu adımı atmaktan çekinmeyin.

