Siyasette Ünlü Etkisi: Lawrence ‘Yok’ Dedi, Kayacı Yıllar Önce Yandı ABD‘li yıldız Jennifer Lawrence, ünlülerin oyları etkilemediğini savundu. Türkiye‘de ise Aysun Kayacı‘nın yıllar önceki ‘çoban’ çıkışı hala hafızalarda.
Oscar ödüllü oyuncu Jennifer Lawrence, The New York Times‘ın “The Interview” adlı podcast programında yaptığı açıklamalarla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Siyaset hakkında konuşmaya devam edip etmemeyi sorguladığını belirten yıldız, ünlülerin seçmen tercihleri üzerinde bir fark yaratmadığını düşündüğünü ifade etti.
Lawrence, uzun yıllar Donald Trump‘ı eleştirmiş ve son iki başkanlık seçiminde Joe Biden ile Kamala Harris‘i desteklemişti. 35 yaşındaki oyuncu, katıldığı programda, “Seçim üstüne seçim gördük, ünlülerin insanların kime oy vereceği üzerinde zerre kadar etkisi yok” şeklinde konuştu. Bu çıkarımın ardından kendi siyasi aktivizmini sorgulayan Lawrence, “O zaman ben ne yapıyorum?” sorusunu sordu.
Bu yorumlar, Trump‘ın, arkasında Taylor Swift gibi güçlü ünlü destekleri bulunan bir Demokrat adayı (metne göre Harris 2024’te) ikinci kez mağlup etmesinden bir yıl sonra geldi.
Akademisyenler de Onaylıyor
Lawrence‘ın bu görüşü, siyaset bilimciler tarafından da yankı buluyor. University of New Mexico‘dan (New Mexico Üniversitesi) Siyaset Bilimi Doçenti Jessica Feezell, USA TODAY‘e verdiği demeçte, Lawrence‘ın tespitinin doğru olduğunu belirtti.

Feezell, ünlülerin verdiği desteklerin, insanların “oy verme davranışlarını nadiren belirlediğini” vurguladı. Uzmanlara göre bu tür destekler, genellikle zaten aynı görüşte olan seçmenleri motive etmekle sınırlı kalıyor, ancak karşıt görüşteki bir seçmenin fikrini değiştirmiyor.
Türkiye‘deki Yankı: “Dağdaki Çoban”
Ünlülerin siyasi açıklamalarının seçmenler üzerindeki etkisi, Türkiye‘de de yıllardır tartışılan hassas bir konu. Bu tartışmaların merkezinde ise manken Aysun Kayacı‘nın 2008 yılında bir televizyon programında sarf ettiği sözler yer alıyor.

Kayacı, o dönem NTV‘de yayınlanan “Haydi Gel Bizimle Ol” programında, “Dağdaki çobanla benim oyum bir mi?” ifadesini kullanmıştı. Bu sözler, Türkiye‘de büyük bir toplumsal infiale yol açmış ve “kıyamet kopmuştu”.
Aysun Kayacı, bu ifadeyi aslında vergi ödeme sorumluluğu bağlamında kullandığını belirtmiş, “Ben vergi veriyorum… vergisini vermeyen insanla neden benim oyum eşit?” şeklinde bir sorgulama yaptığını savunmuştu. Ancak sözleri, toplumun belirli bir kesimini aşağılama olarak algılandı.
Tepkiler ve Sonuçları
Kayacı‘nın açıklamalarının ardından, Malatya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği gibi çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar suç duyurularında bulundu. Kayacı, yıllar süren eleştirilerin hedefi oldu ve bu olayın ardından kamusal hayattan çekilerek Türkiye‘den ayrıldı.
ABD‘de Jennifer Lawrence veya Taylor Swift gibi isimlerin siyasi destekleri, hayranları arasında tartışma yaratsa da, bu durum Türkiye‘deki “çoban” örneğinde olduğu gibi bir nefrete veya toplumsal dışlanmaya dönüşmüyor.
Siyasetçilere duyulan tutkulu bağlılık, özellikle Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın derin olduğu ülkelerde, sanatçıların veya ünlü isimlerin siyasi görüşlerini açıklamasıyla birlikte kolayca o isme yönelik bir öfkeye dönüşebiliyor. Aysun Kayacı örneği, bu durumun en somut yansımalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Lawrence‘ın ABD‘de “etkimiz yok” diyerek sorguladığı bu durum, Türkiye‘de bir ünlünün kariyerine ve hayatına mal olabilecek kadar ciddi bir etki yaratabiliyor. Ünlülerin sözlerinin seçmenin oyunu değiştirip değiştirmediği ise hala net bir yanıtı olmayan bir soru olarak kalıyor.

