Televizyon dünyasında “Altın Çağ”ın mimarlarından biri olan Vince Gilligan, yani “Breaking Bad” ve “Better Call Saul” gibi iki başyapıtın yaratıcısı, sessizliğini bozdu. Ve geri dönüşü, beklediğimiz hiçbir şeye benzemiyor.
Apple TV+‘ta bugün (7 Kasım) ilk iki bölümüyle prömiyerini yapan “Pluribus”, yılın en çok beklenen, üzerine en çok komplo teorisi üretilen ve en “gizemli” yapımıydı. Ve evet, “Better Call Saul”un efsanevi yıldızı Rhea Seehorn başrolde.
Peki, bu diziye olan “çılgın” ilginin sebebi ne ve “Pluribus” tam olarak ne anlatıyor?
1. “İlgi Var Mı?” – Bu, Yılın En Önemli TV Olayı
Bu diziye “ilgi” var demek, durumu hafife almak olur. Bu, bir “hype” (abartı) değil, “beklenti” fırtınası. Nedenleri basit:
- Vince Gilligan Faktörü: Gilligan, TV’nin “kötü adamları”nı (Walter White, Saul Goodman) yazma konusunda bir dehaydı. Şimdi ise, “kötü adam yazmaktan yorulduğunu” söyleyerek, X-Files (bir dönem yazarlığını yapmıştı) köklerine, yani bilimkurguya geri dönüyor. Bu, başlı başına bir olay.
- Rhea Seehorn’un Dönüşü: “Better Call Saul”da “Kim Wexler” karakteriyle televizyon tarihinin en iyi performanslarından birini sergileyen Rhea Seehorn, Gilligan‘ın “sadece onun için yazdığı” bir rolle geri dönüyor. Bu ikilinin yeniden bir araya gelmesi, kalite garantisi olarak görülüyor.
- Apple’ın Devasa Güveni: Apple TV+, daha tek bir bölüm yayınlanmadan, “Pluribus” için iki sezonluk bir siparişi masaya koydu. Bu, projenin ne kadar güçlü olduğuna dair sarsılmaz bir güvenin işareti.
2. Konusu: “Mutluluktan Kurtarılması Gereken Bir Dünya”
Eğer Gilligan‘dan yine Albuquerque çöllerinde geçen bir “suç” draması bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. “Pluribus”, felsefi, “kara komik” ve “tüyler ürpertici” bir bilimkurgu.
Beyazperde ve GQ‘nun da dediği gibi, dizinin ana sloganı şu: “Dünyanın en mutsuz insanı, dünyayı mutluluktan kurtarmak zorundadır.”
Konu, Albuquerque‘de (evet, Gilligan bu şehri bırakmıyor) geçiyor. Rhea Seehorn, Carol Sturka adında, çok satan ama “berbat” aşk romanları yazan, zengin, alaycı ve kronik olarak “mutsuz” bir yazarı canlandırıyor.
Hikaye, gizemli bir virüsün (veya bazı kaynaklara göre uzaydan gelen bir sinyalin tetiklediği bir “birleşme”nin) tüm dünyaya yayılmasıyla başlıyor. Bu virüs, insanları öldürmüyor; tam tersine, herkesi “olağanüstü derecede mutlu”, “memnun” ve “iyilik dolu” bir hale getiriyor.
Tüm insanlık, “E pluribus unum” (Çokluktan, birliğe) sözüne ironik bir gönderme yapan bu “Pluribus” adlı “kolektif bilinç” veya “kolektif mutluluk” haline katılıyor.
Carol Sturka dışında.
Carol, dünyada bu “zorunlu neşe salgınına” karşı bağışıklığı olan 11 (veya 13) kişiden biridir.
Dizi, “mutlu” ve “nazik” olan, artık tek bir “biz” olarak hareket eden bir toplumun, kendisi gibi olmayan “mutsuz” ve “birey” Carol‘ı “iyileştirmek” ve “sürüye katmak” için nasıl giderek daha “sinister” (tehditkar) bir hale geldiğini anlatıyor.
Eleştirmenlerin (özellikle The Guardian) “yavaş yanan” ama “inanılmaz cüretkar” olarak tanımladığı dizi, şu soruları soruyor:
- Bireysellik, öfke ve hüzün olmadan insanlık “insanlık” mıdır?
- Herkesin “iyi” olduğu bir ütopya, aslında bir “distopya” mıdır?
- “Mutluluk” size zorla dayatılabilir mi?
3. Sezonlar Ne Zaman? (Yayın Takvimi)
“Pluribus” için bekleyiş sona erdi.
- Platform: Apple TV+
- 1. Sezon Prömiyeri: Bugün, 7 Kasım 2025.
- Yayın Programı: İlk iki bölüm (“We Is Us” ve “Pirate Lady”) bugün yayınlandı. 1. sezon toplam 9 bölümden oluşuyor. Kalan 7 bölüm, her Cuma haftalık olarak yayınlanacak.
- 1. Sezon Finali: 26 Aralık 2025.
- 2. Sezon: Apple TV+ tarafından şimdiden onaylandı. Yayın tarihi için 2026 sonu veya 2027 başı bekleniyor.
Vora.com.tr’den Not: Vince Gilligan, “kötülüğün” anatomisini “Breaking Bad” ile çıkarmıştı. Şimdi “Pluribus” ile, “iyiliğin” ve “mutluluğun” anatomisini, aynı derecede “karanlık” ve “rahatsız edici” bir mercekle inceliyor. Bu, 2025’in “üzerine en çok konuşulacak” prestijli dizisi olmaya aday.

