Amerika Birleşik Devletleri‘ndeki Türk toplumu, teknoloji, finans ve sanatta yoğunlaşan bir “beyin göçü” profili çiziyor. Silikon Vadisi‘nden Wall Street‘e uzanan bu başarı hikayeleri, klasik göçmen profillerinden ayrışıyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), uzun yıllardır dünyanın dört bir yanından yetenekleri çeken bir merkez olmayı sürdürüyor. Türkiye‘den ABD‘ye göç edenlerin profili ise son yıllarda dikkat çekici bir değişim gösterdi. Geçmişteki “işçi” göçünün yerini, yüksek eğitimli profesyonellerin, yenilikçi girişimcilerin ve yetenekli sanatçıların oluşturduğu nitelikli bir “beyin göçü” aldı. Bu yeni diaspora, ABD ekonomisinin en dinamik alanlarında kendine sağlam bir yer ediniyor.
Teknoloji ve Finansın Zirvesindekiler
ABD‘deki Türk profesyonellerin en yoğunlaştığı alanların başında teknoloji ve finans geliyor. Özellikle Kaliforniya eyaletindeki Silikon Vadisi, sayısız Türk yazılım mühendisi, veri bilimci ve girişimciye ev sahipliği yapıyor. Google, Facebook (Meta), Amazon ve Microsoft gibi teknoloji devlerinde çalışan üst düzey Türk yöneticilerin yanı sıra, kendi kurdukları “startup”lar ile milyar dolarlık değerlemelere ulaşan girişimciler de bulunuyor.
Finansın kalbi New York‘ta da durum farklı değil. Wall Street‘teki büyük yatırım bankaları, portföy yönetim şirketleri ve finansal teknoloji (fintech) firmalarında Türk profesyonellerin imzası görülüyor. Yakın zamanda ABD Merkez Bankası (FED) sisteminde önemli görevler üstlenen veya First Republic Bank gibi kurumlarda CEO‘luk pozisyonuna kadar yükselen isimler, bu başarının en somut örneklerini oluşturuyor.
Bilim, Akademi ve Tıp Alanları
Türkiye‘den ABD‘ye gidenlerin önemli bir kısmını akademisyenler ve tıp doktorları oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, ABD‘deki Türk göçmenlerin doktora (PhD) sahibi olma oranının, diğer göçmen gruplarının ortalamasından belirgin şekilde daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Migration Letters gibi akademik yayınlarda yer alan analizlere göre, Türk göçmenlerin yaklaşık %10.5’i doktora derecesine sahipken, bu oran diğer göçmen gruplarında %2.2 civarında kalıyor. Harvard, Stanford ve MIT gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinde kürsü sahibi Türk profesörler, özellikle mühendislik, moleküler biyoloji ve genetik gibi alanlarda kritik araştırmalara liderlik ediyor. Tıp alanında ise, Johns Hopkins veya Cleveland Clinic gibi prestijli sağlık kurumlarında çalışan Türk doktorlar, hem cerrahi hem de araştırma alanlarında önemli roller üstleniyor.
Girişimcilik Ruhu: Restorandan Yatırıma
Profesyonel kariyerlerin yanı sıra, Türklerin girişimcilik ruhu ABD‘de de kendini gösteriyor. New York ve New Jersey (özellikle Paterson ve Clifton bölgeleri) gibi Türk nüfusun yoğun olduğu yerlerde, geleneksel restoran ve gıda işletmeciliği hala güçlü bir alan. Ancak bu girişimcilik, artık sadece küçük işletmelerle sınırlı değil.
Türk Amerikan İş Forumu (TABF) ve benzeri ticaret ağları, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıran büyük ölçekli yatırımcıları ve ithalat-ihracat firmalarını destekliyor. İnşaat, gayrimenkul, turizm ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren Türk yatırımcılar, ABD pazarında önemli projelere imza atıyor.
Kültür, Sanat ve Tasarım Sahnesi
Vora‘nın “Kültür & Sanat” ve “Tasarım” kategorilerini yakından ilgilendiren bir diğer gelişme ise Türk sanatçıların ABD‘deki yükselişi. Özellikle Los Angeles ve New York gibi kültür başkentlerinde, Türk sanatçılar ve tasarımcılar küresel ölçekte tanınırlık kazanıyor.
Dijital sanat alanında dünyaca bir üne kavuşan Refik Anadol veya mimari tasarımlarıyla öne çıkan Güvenç Özel gibi isimler, bu yeni nesil Türk diasporasının yaratıcı yüzünü temsil ediyor. Türk Amerikan Sanat Derneği (TAASNY) gibi organizasyonlar, Türk kültürünü ve sanatını ABD‘de daha geniş kitlelere tanıtmak için aktif çalışmalar yürütüyor.

