2026 sineması başyapıtlarla dolu! Uzaydan distopyaya, bu yıl vizyona giren ve kaçırmamanız gereken en iyi 10 filmi, oyuncu kadrosu ve derinlikli temalarıyla Vora okurları için inceledik.
ÇOK OKUNANLAR
Hollywood’da “mükemmel” hayatlar dendiğinde, akla ilk gelen iki isim vardır: Blake Lively ve Ryan Reynolds.…
Bazı markalar vardır, sadece ticaret yaparlar. Bazı markalar ise bir ülkenin ruhunu, misafirperverliğini ve sınır…
Toplantı odasındasınız. Üzerinizde şık bir takım elbise veya o çok sevdiğiniz blazer ceketiniz var. Masanın…
Brand Finance Global Soft Power Index 2025 verilerini ve son bir yılda yaşanan politik çalkantıları temel alan, Güney Kore’nin o “parlak” yükselişini ve “kırılgan” geleceğini analiz eden detaylı bir portre.
Hint sineması denince akla gelen o renkli danslar ve mutlu sonlar, bazı filmlerde yerini jilet…
YAŞAM
Olivia Rodrigo ve Geese solisti Cameron Winter aşk dedikodularıyla gündemde. Yeni nesil müzik dünyasının iki parlayan yıldızı Los Angeles’ta görüntülendi. İşte bu sürpriz ilişkinin perde arkası.
SEÇİMLERİMİZ
1900’lerin başında Andre Michelin’in, insanlar daha fazla araba sürsün ve lastikleri aşınsın diye “yol üstü lezzet durakları” olarak başlattığı Michelin Rehberi, bugün gastronomi dünyasının hem en büyük hayali hem de en büyük kabusu.
Pazarlama, halkla ilişkiler veya marka yönetimi denilince aklımıza genellikle Amerikan şirketleri veya modern iletişim guruları gelir. Oysa bu topraklarda, henüz “Public Relations” (PR) kavramı literatüre girmemişken, dünyanın en büyük ve en cesur…
SON YAYINLAR
Ferdi Tayfur fenomeni, bir “müzik” başarısı değildir; bu, sosyolojik bir “kazanım”dır. O, Orhan Gencebay’ın “felsefi” derinliği ile Müslüm Gürses’in “fatalist” (kaderci) teslimiyeti arasında duran, Türkiye’nin “öteki” yüzünün hem “vicdanı” hem de “isyanı” oldu.
Güneşli bir Pazar öğleden sonrası. Moda’da, Cihangir’de veya Alsancak’ta bir kafe. Dışarıdaki masalardan biri “tek” kişilik. Üzerinde bir laptop, bir fincan kahve ve 30’lu yaşlarında bir kadın (ya da bir erkek).
Türkiye’deki Z Kuşağı ve Milenyallerin hayatını tam ortadan ikiye bölen o “varoluşsal” sorunun derinlemesine bir analizidir.
O’nun hikayesi, bir “tesadüf” veya “parlak bir an” hikayesi değil; Harvard’da dövülmüş bir zekanın, Londra finans dünyasında kazandığı “zırhın” ve İstanbul startup sahnesindeki “kusursuz” bir zamanlamanın hikayesidir.
O, Türkiye’nin en “dokunulmaz” kabul edilen bir düzenine, “taksi lobisine” tek başına savaş açan adam. Ve bu savaşı İstanbul sokaklarından New York Borsası’na taşıyan bir stratejist.
O, Türkiye’nin en güçlü soyadlarından birini taşıyor. Ancak O, bu soyadının “gölgesi” olmayı değil, o gölgeyi “güneşe” dönüştüren bir “mimar” olmayı seçti.
OKUMADAN GEÇME
Güncellemelere Abone Olun
VORA'dan sanat, tasarım ve iş dünyası hakkında en son yaratıcı haberleri alın.
